Bundan yaklaşık 1,5 yıl kadar önce İstanbul İtalyan Kültür Merkezi'nde, İtalyanca kursuna başladım. 1,5 yıl ara verdim; çünkü okul ve iş arasında yeterince zaman ayıramıyordum. Bu Eylül'de bilgilerimi de tazeleyerekten 2.kurdan İtalyanca kursuna devam etmeye başladım:)Okul daha bitmedi; ama yoğun dönemleri geride bıraktım. 1 ay sonra tez savunmasını da kazasız belasız atlatırsam tamamdır. Neyse, 2.kur geçen hafta sona erdi; ama 15 Ocak itibari ile 3.kura devam ediyor olacağım. Benim açımdan sevindirici bir olay da var 3.kurda. Osman da İtalyanca öğrenmeye başlıyor.Aynı kurlara gidemiyor olsak da evden beraberce çıkıp kursa gelebileceğiz:)
İtalyanca'dan biraz bahsetmek istiyordum; ama konuyu dağıttım. İtalyanca'nın kolay olduğunu kim çıkardı bilemiyorum ama pek kolay değil. En azından şöyle söyleyeyim, İngilizce'den kesinlikle daha zor. Bİr kere fiiler kişilere göre çekimleniyor. Mesela İngilizce'de gitmek fiilini geniş zamanda çektiğimizde:
I go
You go
He/She goes
We go
You go
They go
oluyor; sadece 3.tekil şahıslarda değişim var.
Türkçe'de ise:
Ben gelirim
Sen gelirsin
O gelir
Biz geliriz
Siz gelirsiniz
Onlar gelirler
İtalyanca'da gitmek(andare) fiilinin geniş zamana göre çekimi ise:
Io vado
Tu vai
Lei/Lui va
Noi andiamo
Voi andate
Loro vanno
andare fiili düzensiz olduğundan bir tane de düzenli fiillerden örnek vereyim: parlare (konuşmak)
Io parlo
Tu parli
Lei/Lui parla
Noi parliamo
Voi parlate
Loro parlano
Kişilere göre çekimlenmesi nedeniyle Türkçe'ye benzemekle birlikte barındırdığı düzensiz fiillerin sayısı bakımından Türkçe ile benzerlik göstermemektedir. Zira Türkçe'de bildiğim kadarıyla pek düzensiz fiil yoktur; ama İtalyanca'da bolca mevcut. Bu da İtalyanca'yı zorlaştıran sebeplerden biri. Ayrıca artikellerin fazlalığı, prepozisyon v.s gibi nedenlerle artikellerin sürekli cümle içinde değişim göstermesi, prepozisyonların genelde kuralsız olması, zaman kiplerinin kuralları v.b birçok nedenden dolayı İtalyanca basit bir dil değildir. Tabi ki Japonca, Çince ile karşılaştırmıyorum. İngilizce ile kıyaslanırsa oldukça zordur; ama bu kurallar ve kuralsızlıklar bütünü İtalyanca'da çok güzel bir özelliğe kapı açar. Melodik olma özelliği. İtalyanları konulurken duyanlar şimdi bana "atıyorsun, adamlar kavga ediyor gibi konuşuyor" diyecekler ama sakin bir biçimde:) telaffuz edildiğinde anlaşılıyor ki bir cümledeki kelimeler muazzam bir uyum içinde. Bir örnek:) "Parlo Italiano". Mesela burada kelimeler nasıl da uyaklı:) Ee tabi bu yorumlarda benim İtalyanca'yı çok seviyor olmamın da payı var; ama bir gün öğrenmeye başlarsanız siz de farkına mutlaka varacaksınız.
Diğer dillere benzerliği ile ilgili de hep yorumlar yapılmıştır. İşin aslı şöyledir. İtalyanca Latin kökenli bir dildir. Hint-Avrupa dillerinin Romans kolundandır. (bkz: vikipedi). Türkçe ise Ural-Altay dil ailesindendir. Aileleri farklıdır; dolayısıyla benzerlik göstermez. İtalyanca, Fransızca ve İspanyolca dilleri ile benzerlik gösterir. Hatta geçenlerde bir site bulmuştum, bu üç dilin benzerliklerini ncelemiş. Birçok fiilin köklerinin neredeyse aynı olduğunu anlatıyordu örneklerle. Şu anda bulamadım siteyi, bulduğum zaman linkini koyarım buraya.
"Ben kursa gitmeyi düşünmüyorum; ama evde bir bakınayım" diyenler için önerebileceğim Türkçe bir site : http://www.italyan.com. Tercih ettiğim online sözlük: http://www.wordreference.com ve İtalyanca fiillerin çekimlerini içeren bir site: http://www.italian-verbs.com.
Neyse, daha yazacak çok şey var..Yoruldum, sonra devam edeceğim.Özetle, İtalyanca çok güzel bir dil, çok seviyorum.
Sunday, December 24, 2006
İtalyanca
Betty Boop
Betty Boop çizgi karakteri Amerikan şarkıcı Helen Kane model alınarak yaratılmıştır. Betty Boop, Talkartoon ve Betty Boop çizgi film serilerinde yer almış. İlk dişi flapper çizgi karakter olduğunu da belirteyim. wikipedia'nın yalancısıyım. 
Betty Boop karakterini hayatının dönüm noktası 1934 olmuş. Bu yıllarda Betty Boop uzun etek giyen bir ev kızına dönüştürülmüş. 
Böylece Betty Boop'a olan ilgi giderek azalmış ve birkaç yıl içinde de karakterimizin çizgi yaşamı sona ermiş.
Gelelim asıl mevzuya. Durup dururken Betty Boop aklıma gelmedi tabi ki. Bu yıl Betty Boop çok popüler. 'Betty Boop'lu tişörtler, ayakkabılar birçok yerde gözünüze çarpabilir. Örneğin Adidas'ın adicolor serisindeki çizgi karakterli ayakkabılardan biri: 
Vakkorama'da da 'Betty Boop'lu bir t-shirt vardı;ama fotoğrafını bulamadım. Bu ayki 'Elele' dergisini aldıysanız orada fotoğrafı var.
Betty Boop lu ürünler bana hitap etmiyor zira tarzım değil; ama çok tatlılar. Sizin tarzınıza uyuyorsa mutlaka bir tane edinin, çok şirinler.
Saturday, December 23, 2006
İlk dalış
Bundan 1 yıl kadar önce Şişli Sualtı Sporları Klubü'ne üye olduk. Bir yıldız balıkadam kursuna gittik; ama brövemizi alamadık; çünkü 1 defa geçen mart ayında Bodrum'a dalışa gittik sonra zaman ayırıp klube uğrayamadık.
Geçen Mart ayında Bodrum'a dalışa gittik. Gidişte de dönüşte de çok eğlenceli bir yolculuk geçirdik. Cuma akşamı çıktık İstanbul'dan, Pazartesi sabah 5'te döndük ve uyumadan işe gittik. Delilik gibi geliyor ama hiç yorgunluk hissetmemiştik, çok eğlendik. Bodrum çok sakindi, ne güzeldi.Deniz suyu sıcaklığı yanlış hatırlamıyorsam 11 derece gibiydi yani biraz üşüdük. İlk dalışımız olduğu için çok fazla bişey yapmadık; 10 ve 15 m'ye daldık. Gördüklerimiz de birkaç balıktan ibaretti ama yine de harikaydı. Kesinlikle devam etmek istiyoruz. Baharı sabırsızlıkla bekliyoruz. Herkese ısrarla tavsiye ediyorum. İşte o günden biza kalan teknede çekilmiş birkaç fotoğraf...
Başlangıç
Aslında günlerdir nasıl başlasam diye düşünüyordum. Buraya neler yazacağım diye kafamda toparlamaya çalıştım baktım iyice dağılıyorum; düşünmekten hiçbirşey yazamıyorum. Bir yerden başlayayım çorap söküğü gibi gelir dedim..Birbiriyle pek de alakası olmayan bir sürü şey yazacağım sanırım..